Gamze Yayık
Sevgili Müge İbrikçi Baran, Dedektif sayfalarına hoş geldiniz. Söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için Dedektif yazarları ve okurları adına teşekkür ediyorum.
Asıl ben çok teşekkür ederim. Kitap üzerine ilk söyleşiyi Dedektif Dergi ile gerçekleştirdiğim için ayrıca mutlu oldum.
Müge İbrikçi Baran
Dedektif Harry Wilder, eski sevgilisi İnci’nin şüpheli ölümünü araştırmak için Amerika’dan İstanbul’a gelir. İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkisinden kurtulamayan savaş gazisi dedektif hem bitmeyen kâbuslarıyla hem de esrarengiz suç sarmalıyla mücadele etmek zorunda kalır. Herkesin yalan söylediği bir dünyada, en masumun kim olduğunu bulmak hiç kolay olmayacaktır. 1940’ların sonlarında geçen Kâbuslar ve Mektuplar; yarı Türk, yarı Amerikalı, Dedektif Harry Wilder’ın ilk macerası...
“Jack önce öksürmeye başladı. Bir gece aniden ateşlendi ve tek kurşun yemeden öldü. Savaşın ortasında en tuhaf ve en huzurlu ölümdü. Vücudun delik deşik olmadan, tek parça ölebilmek, o zamanlar hayal gibiydi. Jack’in ölümü savaş öncesini hatırlatmıştı bana. Öldürülmeden ölebilmenin verdiği huzur…”
Polat Onat
İnsanoğlunun kolektif bilincinin ilerlemesinde bilim kurgu kitapları önemli bir yere sahip. Çünkü edebiyat, insanın zihninde başka dünyalara, bilim kurgu ise başka evrenlere kapı aralıyor. Usta ve üretken yazar Polat Onat ise bu kitabıyla, ilham veren bilim kurgu öykülerine imza atıyor. Sadece mekânları ve imkânları gelecekte tasvir etmiyor, insana da odaklanıyor. Polat Onat’ın akıcı üslubu ve zekice kurguladığı ters köşeleriyle her sayfa, merak duygunuzu körüklüyor. Koltuğunuza yaslanın, baştan sona gerilimin ve heyecanın temposunu düşürmeyen bu öykülerin tadını çıkarın.
Serhat Dems
“Bütün yüzler” ile başladığım cümleyi tamamlayamadım. O an kafamın içindeki yazma arzusu yerini sonsuz bir rahatlığa bıraktı. Boğazımdan aşağı nehirler akıyordu ve buna hayret etmek bir kenara dursun, saniyeler içerisinde sanki yıllardır aynı hissiyatı taşıyormuşçasına huzurluydum. Bu yaşadığım an, kendimi çok yüksek olmayan -yüksekten korkarım- bir yerden atmaya karar verdikten bir müddet sonra yaşandı. O arada sigaram bitmişti ve yenisini yakıyordum. Kendimi birkaç nefeste nasıl da bağışladım bilmiyorum. Bilmek de içimden gelmiyor esasen... Yaşamak direnişine ortak olmak istedim, hepsi bu.
Narkissos Yayınevi, başta edebiyat ve sinema olmak üzere sanat alanında kaliteli kitaplar yayınlamak için kuruldu. İyi kitapların taslaklarda kalmasını istemiyoruz. Ve tek isteğimiz bu!
Başta edebiyat (roman, öykü, şiir) ve sinema olmak üzere sanat alanında kitapları yayınlıyoruz. Yani resim, müzik, fotoğrafçılık gibi sanat alanlarından eserleri de kabul ediyoruz.
Sanat alanı demişken bilgi veren, eğitici, akademik kitaplara karşı değiliz, aksine onları seviyoruz. Fakat bu bilginin, herkese hitap eden bir dille aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Bilginin sadece belli bir zümreye hitap etmemesi gerektiğine inanıyor, ağır dil kullanarak okuyucuya üstten bakan kitapları hoş karşılamıyoruz.
Her kitap başvurusu bizi heyecanlandırıyor. Çünkü her kitap yeni bir serüven demek. Başvuru yaptığınız anda hemen incelemeye başlıyor ve en kısa sürede dönüş yapmaya çalışıyoruz. Biz yine de incelemenin tamamlanması en fazla 3 ay diyelim.
Asla! Sizden hiçbir koşulda ücret talep etmiyoruz.
Ayrıca ücret karşılığında kitap yayınlamadığımızı da bilmenizi isteriz. Narkissos Yayınevi'nden çıkan bütün kitaplar, onları sevdiğimiz ve okurlarla paylaşmak istediğimiz için yayınlanıyor.
Tabii ki güvenli! Fikrinizin çalınmasından endişe etmenize gerek yok. Narkissos Yayınevi'ne başvurusu yapılan kitapların başına gelebilecek 2 durum var:
Bize gelen her eserin oluşmasında harcanan emeği biliyor, saygı duyuyor ve eserinize gereken özeni gösteriyoruz.
Bizimle iletişim kurmak veya çalışmalarımızı incelemek istersen şu adreslere bakabilirsin: